Etiket: hikaye oku

GÖZLERİM KÖRDÜR

Dini Hikaye; “Gözlerim Kördür” Hikayesi Dini Hikaye Oku: Bursa’nın en büyük âlim ve velilerinden Molla Fenari Hazretleri “rahmetullahi aleyh” bir gün bir Hadis-i Şerife rastladı. Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) Efendimiz: “İlmi ile amel eden âlimlerin cesedleri çürümez” buyuruyordu. Bunu işitince, bu hadisin doğruluk derecesini anlamak için: “Hocam Şeyh Alaeddin Esved, ilmi ile âmil bir

Dini Hikayeler; İçeriye Alınmak !!!!

Dini Hikayeler; İçeriye Alınmak !!!! Dini Hikaye Oku: Caminin önünden geçerken ezanın okunduğunu duyan şoför, geriye dönüp patronundan izin ister: Beyefendi izin verseniz de ezan okunmuşken şuracıkta namazımı kılıversem de ondan sonra devam etsek ? der. Patron, pek de memnun olmazsa da izin verir. Şoför camiye girer, patron da arabanın içinde şoförü bekler. Ancak cemaat

“Büyük Misafir” Hikayesi

“Büyük Misafir” Hikayesi Hikaye Oku; Sıcağın en şiddetli, en hararetli olduğu öğle saatleri idi. Öğle sıcağı arttıkça artmış insanın beynini fokurdatıp hararetleri zirveye çıkarmıştı. Kendi kendine söyleniyordu. ‘tam zamanını buldun dışarı çıkacak. Bu sıcak vakitte çarşıya mı gelinir? Kaç defa söyledim büyük misafir gelmeden hazırlığını yap diye. Sallandın sallandın,

Dini Hikaye; “Abdestsiz Süt Vermedim”

Dini Hikaye; “Abdestsiz Süt Vermedim” Dini Hikaye: Ahmed-i Bîcân bir gün, Gelibolu’nun en büyük câmisinde vâz veriyordu. Herkes huşû içinde söylenenleri dinliyordu. “Kardeşlerim! İnsanı Rabbinden uzaklaştıran perdelerin en büyüğü, kalbi öldürmek, karartmaktır. Kalbin ölmesine kararmasına sebep de dünyayı sevmektir. Bir hadîs-i kutsîde buyruldu ki:”Ey Âdemoğlu! Kanâat et zengin ol. Hasedi terket, râhat ol! Dünyâyı terket,

Hikaye; “Abdestsiz Nöbet Tutmam”

Hikaye; “Abdestsiz Nöbet Tutmam” Hikaye Oku; Sultan İkinci Abdülhamid Han zamanında, Sarayda gece gündüz nöbet tutan hassa askerleri vardı. Bu nöbetçilerin geleneksel olarak geceleyin bir seslenişleri yankılanırdı etrafta: – Kimdir o? – Kim var orda?.. Hiç kimse yoktur ama onlar sanki birilerini görüyormuş gibi, belli aralıklarla hep seslenirlermiş… Böylece devamlı uyanık durduklarını ve vazife başında