Kategori: Kendi Nefsini Bilmek

Dünya Hayatı ve Nefs

Dünya Hayatı ve Nefs Rasul-i Ekrem (A.S.) Efendimiz, bir hadis-i şerifinde şöyle buyuruyor: “Mümin beş güçlük arasındadır. Karşısındaki mümin olur, kendisine hased eder. Münafık olur, gizli düşmanlık eder. Kâfir olur, kendisiyle savaşır. Şeytan saptırmaya çalışır. Nefsi ise kendisi ile çekişir durur.” Şeytanın saptırmaya çalışması o derecede olur ki, mümini kâfir etse dahi hıncını, intikamını alamaz.

Nefis Terbiyesi

Nefis Terbiyesi Nefs Nefs, “insanın kendi, maddî benliği, egosu”dur. Nefs hep daha çok ister,  insanı felaketlere, haramlara, zulümlere ve  günahlara sürükler. Nefsinin arzularına yenilen kişi aynı zamanda kişiliğinden ödün vermiş, benliğini zaafa uğratmıştır. Nefis, insanı mahcup edecek ve günaha sevk edecek davranışlara ortam hazırlar. Nefsin insanı kötülüğe sevk etmesi nedeniyle genelde kınanmış olmakla beraber, nefisle

İnsan Bu Dünyada Son Derece Âciz ve Noksandır

İnsan Bu Dünyada Son Derece Âciz ve Noksandır Buraya kadar anlatılanlardan, insanın kalb cevherinin kıymetini, âczini ve büyüklüğünü anladın. Şimdi bil ki, bu kıymetli cevheri sana verdiler ve sonra seni onun üzerine örttüler! Onu aramaz, zayi eder ve onu unutursan çok aldanırsın ve büyük ziyanlara duçar olursun. Kalbini yeniden aramaya, dünya meşgalelerinden kurtulmaya ve onu

İnsan Bedeninde Allahü Teâlâ’nın Şaşılacak Sun'u

İnsan Bedeninde Allahü Teâlâ’nın Şaşılacak Sun’u İnsanın kalb hâllerinden anlattıklarımız, böyle bir kitap için kâfidir. Bundan fazlasını öğrenmek isteyenler için Acâibü’l – Kalb kitabımız vardır. O kitabda ve bu kitabda, bir insanın kendini tanıması tamamen anlatılamadı. Anlattıklarımız kalbin bâzı sıfatlarının izahıdır [açıklamasıdır]. Bu, insanın bir rüknüdür. Diğer rüknü de bedendir. Bedenin yaratılmasında da şaşılacak hâller

İnsanın Saadeti, Allahü Teâlâ’yı Bilmektedir

İnsanın Saadeti, Allahü Teâlâ’yı Bilmektedir İnsanın saadetinin Allahü Teâlâ’yı bilmekte olduğu nereden anlaşılır, diye sorulursa, cevabında deriz ki, bu, şöyle anlaşılır: Her şeyin saadetinin, o şeyin lezzet ve rahatında olduğunu herkes bilir. Her şeyin lezzeti ise tabiatının çektiği taraftadır. Her şeyin tabiî muktezâsı [ne için yaratılmışsa], yaratıldığı şey içindir. Bahusus şehvetin lezzeti, arzusuna kavuşmak; gazabın