"Enter"a basıp içeriğe geçin

Etiket: Cuma sohbetleri

Şehitliğe Benzer Güzel Ölümler

Şehitliğe Benzer Güzel Ölümler

1. Son nefesi kelime-i şehadeti söyleyerek vermek.

Hadis-i şerifte, “Kimin son sözü ‘lâ ilâhe illallah’ olursa o kişi cennete girer” buyrulmuştur. (Ebü Davud, Cenâiz, 16.)

Muâz b. Cebel’den (radıyallahu anh.)j rivayet edilen bir hadiste de Peygamber Efendimiz şöyle buyurmuştur: “Ölürken Allah’tan başka ilâh olmadığına ve benim Allah’ın resülü olduğuma şahadet eden bir kimse, bunu yakîn ile inanan bir kalp ile söylemişse mutlaka Allah o kimsenin günahlarını bağışlar.” (İbn Mâce, Edeb, 54; Nesâî, es-Sünenü’l-Kübrâ, nr. 10975.)

Yorum Bırak

Ateşin Yakmadıkları

Ateşin Yakmadıkları

“Çabuk geç ey mümin nurun ateşimi söndürecek.” (Seyyid Derviş)

Zikir ateşiyle yanan aşıkları başka ateş yakmaz. Allah’ın zikrini (C.C.) kalbine nakşedenler, ayet-i kerimede ifade buyurulan “Kalbine iman yazılanların…” (Mücadele/22) mertebesine ulaştığı zaman tevhid nurları bütün hücrelerine kadar yayılır. Dünya ateşi bir tarafa cehennem ateşi dahi onu yakmaz. Rivayet edilir ki: Kıyamet günü cehennem ateşi, sırattan geçen mümine şöyle seslenir:

“Çabuk geç ey mümin nurun ateşimi söndürecek.” (Seyyid Derviş)

Yorum Bırak

Cuma Günü Okunacak Zikirler

Cuma Günü Okunacak Zikirler

  • Resulullah (S.a.v) buyurdu ki; "Her kim Cuma gününde ve gecesinde Bana çok salât okursa, Allahû Tealâ onun  âhiret isteklerinden 70, dünya isteklerinden de 30 olmak üzere 100 isteğini yerine getirir ve size hediyeler geldiği gibi, o salâtları da bana arz edecek bir meleği Allahû Tealâ bu hususta görevlendirir. Şüphesiz benim ölümümden sonraki bilmem, sağken bilmem gibidir." (İhya Şerhi İthaf, 3/241)
  • Resulullah (S.a.v) buyurdu ki; "Cuma günü bana 100 kere salât okuyan kişi, kıyamet gününde öyle bir nurla gelir ki o nur bütün mahlûkat arasında taksim edilse, elbette hepsini kaplar."  (İhya Şerhi İthaf, 3/286)

Yorum Bırak

KARDEŞLİK

Biz, aynı babanın, Hz. Adem’in çocukları; aynı  dine inanan, aynı peygamberin şefaatine sığınan, aynı kitapla aydınlanan ve çağlardır omuz omuza yürüyen Müslümanlar, niçin kardeşlik şuurundan bu kadar uzaktayız?

Kardeşlik… Toplumda ayrılıktan, hoşgörüsüzlük ve kavgadan şikayet edilen her konuşmanın üzerinde odaklandığı kavram. Bayramlarda ve benzeri özel günlerde devlet ileri gelenlerinin, sanatçıların, iş adamlarının mesajlarının ana fikri. Partilerin, sendikaların, derneklerin yetkili ağızlarının temel vurgusu. Cuma vaazlarında, hutbelerde, vaizlerin her vesileyle cemaatine hatırlattığı birlik formülü.
Ne oldu ki, bu kadar gündemde tutulmasına rağmen bir hayal, bir ütopya olarak kalabildi kardeşlik? Bu kadar vurgulanmasına rağmen neden hâlâ hatırlatılma gereği duyuluyor? Acaba kardeşlikten söz edenlerin kendisi mi kardeş değil, kardeşlik adına kurulan cümleler mi ikna edici olmaktan uzak?

Yorum Bırak