Mübarek Günlerde Oruç

Mübarek Günlerde Oruç

Berat Gecesi

Şaban ayının 15. gecesidir. Bunun günü, bu geceyi takip eden gün, yani 15 Şaban olur. Oruç tutan, bu günde tutmalıdır. Eğer bugün, Cuma veya Cumartesi gününe gelirse, bir gün öncesi veya bir gün sonrasıyla tutmalıdır. Bir hadis-i şerif meali: (Şabanın 15. gecesini ibadetle, gündüzünü de oruçla geçirin! O gece Allahü teâlâ buyurur ki:

“Af isteyen yok mu, affedeyim. Rızk isteyen yok mu, rızk vereyim. Dertli yok mu, sıhhat, afiyet vereyim. Ne isteyen varsa, istesin vereyim” Bu hâl, sabaha kadar devam eder.) [İbni Mace]

Mirac Gecesi

Recep ayının 27. gecesidir. Bir hadis-i şerif meali: (Recebin 27. günü oruç tutana, 60 yıllık oruç sevabı verilir.) [İ. Gazali, Ebu Musa el Medeni]
Eğer bugün, Cuma veya Cumartesi gününe gelirse, bir gün öncesi veya bir gün sonrasıyla tutulmalıdır.

Regaip Gecesi

Receb ayının ilk Cuma gecesidir. Perşembe günü oruç tutup gecesini de ihya etmek çok sevab olur.
Bir hadis-i şerif meali: (Allahü teâlâ, Receb ayında oruç tutanları mağfiret eder.) [Gunye]

Aşûre Günü

Muharrem ayının 10. günü, Aşûre günüdür. Aşûre günü de, tek olarak oruç tutmak mekruhtur. Bir gün öncesi veya sonrasıyla birlikte tutmalıdır. İki hadis-i şerif meali: (Aşûrenin faziletinden faydalanın! Bu mübarek günde oruç tutan, melekler, peygamberler, şehitler ve salihlerin ibadetleri kadar sevaba kavuşur.) [Şir’a]
(Aşûre günü bir gün önce veya bir gün sonra da tutarak, Yahudilere muhalefet edin.) [İ. Ahmed]

Mevlid Gecesi

Rebiul-evvel ayının 11 ve 12. günleri arasındaki gecedir. 11 veya 12. gününde oruç tutmak iyi olur.

Peygamber Efendimiz, Pazartesi günü oruç tutardı. Sebebini sorduklarında, (Bugün dünyaya geldim. Şükür için oruç tutuyorum) buyurdu. (Hak Sözün Vesikaları)

Arefe Günü

Kurban bayramından önceki gündür. Bir hadis-i şerif meali şöyledir: (Arefe günü tutulan oruç, bin gün [nafile] oruca bedeldir.) [Taberani]
Arefe günü oruç tutmak müstehabdır. Nevruza veya cumartesi gününe isabet etse de, bugün Arefe diye oruç tutan kimse, mekruh işlemiş olmaz. Nevruz diye, cumartesi diye tutarsa mekruh olur, Arefe diye tutarsa mekruh olmaz.

Cuma Günü

Cuma günleri oruç tutmak çok sevabdır. Bir hadis-i şerif meali şöyledir: (Cuma günü, oruç tutan için, on ahiret günü oruç sevabı yazılır.) [Beyheki]
Cuma günü, tek olarak oruç tutmak, mekruh diyen âlimler de, olduğu için, Cuma günü, tek olarak değil, Perşembe veya Cumartesi günüyle birlikte tutmalıdır.

Bir hadis-i şerif meali: (Yalnız Cuma günü, oruç tutmayın! Bir gün öncesi veya bir gün sonrasıyla tutun.) [Buhari]

Zilhicce Ayında Oruç

Zilhiccenin ilk 9 gününde oruç tutmalıdır. Bir hadis-i şerif meali: (Zilhiccenin ilk 9 günü oruç tutana, her günü için bir yıllık oruç sevabı verilir.) [Ebul Berekat]

Muharrem Ayında Oruç

İki hadis-i şerif meali şöyledir: (Ramazandan sonra en faziletli oruç, Allah’ın ayı Muharrem ayında tutulan oruçtur. Farzlardan sonra en faziletli namaz, gece namazıdır.) [Müslim, İbni Mace, Tirmizi, Nesai]

(Nafile oruç tutacaksan Muharrem ayında tut; çünkü o, Allah’ın ayıdır. O ayda bir gün vardır ki, O günde Allah geçmiş kavimlerden birinin tevbesini kabul etti. Yine o gün tevbe edenlerin günahlarını da affeder.) [Tirmizi]

Zilhiccenin son günü ve Muharremin birinci günü oruç tutan, o senenin tamamında oruç tutmuş gibi sevaba kavuşur. (Ey Oğul İlmihali)

Recep Ayında Oruç

Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki: (Haram aylar, Receb, Zilkade, Zilhicce ve Muharremdir.) [İbni Cerir]

(Haram aylarda Perşembe, Cuma ve Cumartesi günleri oruç tutana iki yıllık ibadet sevabı yazılır.) [Taberani]

(Haram aylarda bir gün oruç tutup bir gün yemek çok faziletlidir.) [Ebu Davud]

(Receb ayında Allahü teâlâya çok istigfar edin; çünkü Allahü teâlânın, Receb ayının her vaktinde Cehennemden azat ettiği kulları vardır. Ayrıca Cennette öyle köşkler vardır ki, ancak Receb ayında oruç tutanlar girer.) [Deylemi]

(Cennette öyle köşkler vardır ki, onlara ancak Receb ayında oruç tutanlar girer.) [Deylemi]

(Allahü teâlâ, Receb ayında oruç tutanları mağfiret eder.) [Gunye]

Şaban Ayında Oruç

Âişe validemiz buyuruyor ki: (Resulullahın, hiçbir ayda, Şaban ayından daha çok oruç tuttuğunu görmedim. Bazen Şaban ayının tamamını oruçla geçirirdi.) [Buhari]

Şaban ayında niçin çok oruç tuttuğu sorulduğu zaman Resulullah efendimiz buyurdu ki: (Şaban, öyle faziletli bir aydır ki, insanlar bundan gâfil olurlar. Bu ayda ameller, âlemlerin Rabbine arz edilir. Ben de amelimin oruçluyken arz edilmesini isterim.) [Nesai]

İki hadis-i şerif meali daha: (Ramazandan sonra en faziletli oruç, Şaban ayında tutulan oruçtur.) [Tirmizi]

(Şaban’da üç gün oruç tutana, Hak teâlâ Cennette bir yer hazırlar.) [Ey oğul ilmihali]

Bünyesi zayıf olanın, Şaban ayının 15’inden sonra oruç tutmayıp, farz olan Ramazan-ı şerif orucuna hazırlanması iyi olur. Sağlığı yerinde olan ise, Şaban ayının çoğunu, hatta tamamını oruçlu geçirebilir.

Şevval Ayında Oruç

Şevval ayında oruç tutmak, çok sevabdır. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki: (Şevval ayında altı gün oruç tutan, yeni doğmuş gibi günahsız olur.) [Taberani]

(Ramazandan sonra, Şevvalde de altı gün oruç tutan, bir yıl oruç tutmuş sayılır.) [İbni Mace]

Pazartesi ve Perşembe Oruçları

Pazartesi ve Perşembe günleri oruç tutmak, diğer günlere göre daha sevabdır. Bir hadis-i şerif meali: (Ameller, pazartesi ve perşembe günleri arz olunur. Ben de, amelimin oruçluyken arz olunmasını isterim.) [Tirmizi]

Her Ay Üç Gün Oruç

Her ay 3 gün oruç tutmak çok iyidir. İki hadis-i şerif meali şöyledir: (Her ayda, üç gün oruç tutmak, bütün yılı oruçlu geçirmek gibi sevabdır.) [Buhari]

(Kameri ayın 13, 14 ve 15. günlerinde oruç tutan, bütün yıl oruç tutmuş gibi sevaba kavuşur.) [Nesai]

Not: Mübarek günlerdeki bu oruçlar nafiledir. Nafile oruç tutmak da çok sevabdır. Bir hadis-i şerif meali:

(Ramazan ayı dışında, Allah rızası için bir gün oruç tutan, iyi bir yarış atının bir asırda alacağı mesafe kadar, Cehennemden uzaklaşır.) [Ebu Ya’la]

Hele yukarıda bildirilen mübarek günlerde oruç tutulursa, sevabı daha çok olur. Ancak, nafilenin kıymet ve sevabının, farz yanında denizde damla bile olmadığını, İslam âlimleri bildiriyor. Bunun için, oruç kazası olan kimse, bu oruçları tutarken, (ilk kazaya kalan Ramazan orucuna) diye niyet etmeli.

Kaza borcumuz yoksa da, yine böyle niyet ederek tutmalıdır; çünkü tutulan bu oruç, zaten nafile olur. Unutulmuş bir kazamız varsa, onun yerine geçer. Böyle olursa, hem oruç borcumuzu ödemiş olur, hem de o mübarek gün için bildirilen oruç sevabına kavuşmuş oluruz.

Ayın Başı ve Sonu Soru: (Receb-i şerifin bir gün başında, bir gün ortasında ve bir gün de sonunda oruç tutana, Receb’in hepsini tutmuş gibi sevab verilir) buyuruluyor. Başı, 1, ortası 15, sonu da 30 mu oluyor?

Cevap: Hayır. Başında demek, ayın ilk günleri demektir. Ortası, ortadaki günlere yakın olan günler demektir. Sonu da, ayın son günlerinde demektir.
Her kandilin günü, önceden bellidir

Soru: Her kandilde, (Kandil bu gece mi, yoksa yarın mı?) gibi tartışmalar yaşanıyor. (Hilâli görmedik) diyerek kandili bir gün sonraya alanlar oluyor. Tam İlmihal’de, (Kamerî ayın ilk günü, ya hesapla bulunan gündür veya bir gün sonradır. Bir gün önce olamaz) diye yazılı mıdır?

Cevap: Tam İlmihal’de kamerî ayların başlamasıyla ilgili olarak, kesinlikle öyle bir şey yazılı değildir. O husus, Ramazan orucu ve bayramlarla ilgilidir.
Ramazan orucu bahsinde deniyor ki: (Hilâli görmekle Ramazanın başlaması, hesapla anlaşılandan bir gün sonra olabilir. Fakat bir gün önce olamaz. Arafat’ta vakfeye durulan Arefe günü de böyledir.)

Kurban kesmek bahsinde de deniyor ki: (Bayramın birinci günü, bu hesapla bulunan gündür. Yahut bir gün sonradır. Bir gün evvel olamaz.)

Ramazan orucuna başlamakta ve Kurban Bayramı’nda, dinimiz hilâlin görülmesini emrediyor. Çünkü Tam İlmihal’de deniyor ki: Ramazanın başladığını anlamak için, astronomik hesaplara uyulmaz. Çünkü Ramazan-ı şerifin başlaması, gökte hilâli görmekle olur. Hadis-i şerifte, (Hilâli görünce, oruca başlayınız!) buyuruldu. Hilâlin doğması, görmekle değil, hesapla anlaşılır. Hesabın bildirdiği kesin doğru olur. Fakat hilâl doğduğu gece görülebileceği gibi, o gece görülemeyip, ikinci gecesi görülebilir. Ramazanın başlaması, hilâlin doğmasıyla değil, hilâlin görünmesiyle olacağı emrolundu. Kurban Bayramı’nın birinci günü de, Zilhicce ayının hilâlini görmekle anlaşılır. Zilhicce ayının 9. Arefe günü, hesapla, takvimle anlaşılan gün veya bundan bir gün sonra olur. (S. Ebediyye)

Bunların diğer hicrî ayların başlamasıyla hiçbir ilgisi yoktur. Bu ifadeyi diğer aylara şâmil etmek, (İlmihalde de böyle yazıyor) demek, ilmihali değiştirmekten başka bir şey değildir.

Bu mesele birkaç yıldır gündeme getiriliyor. Eskiden kandil tartışması olmazdı. Takvimde bildirilen günde kandil geceleri kutlanırdı. Hilâl, dünyanın herhangi bir yerinde doğunca, bütün dünyada doğmuş sayılır. Hava bulutlu olup bir yerden görülemese de, yine hicrî ay başlamış olur. Ertesi gün veya daha sonra görüldüğü zaman, hilâlin kaç günlük olduğunu, bu işi bilenler anlar. Hicrî ayların 14’ünde ay dolunay şeklinde olur. Ayın 6’sında ise 7. günün hilali tam yarım ay şeklinde olur. Senenin her ayında bakıyoruz, hep ayın 6’sında tam yarım ay şeklinde görülüyor. Bu da, Rasathanenin yaptığı hesapların kesin doğru olduğunu gösteriyor. Allahü teâlânın nizamında bozukluk, gecikme olmadığı için Güneş de, Ay da hesaplanan vakitte doğup batar.

Hilâlin görülebileceği bölgelerin herhangi bir yerinde hilâl görülünce, bütün dünyada görülmüş sayılır. Hava bulutlu olsa veya başka sebeple görülemese de, yine kamerî ay girmiş olur. Böylece bütün dünyadaki mübarek günler de aynı gün başlamış olur. Her kamerî ayın hilâlinin nerelerden görüleceği, kamerî ayın başında Türkiye Takvimi’nde bildirilmektedir. Mesela 11 Ocak 2013 tarihli Türkiye Takvimi’nde diyor ki: (İctimâ vakti, her kamerî ay başında bir defa Güneş’in, Ay’ın ve Dünya’nın bir hizada bulunma anıdır. Bu ay ictima vakti, 11 Ocak Cuma günü saat 21:44’tedir. Rebî’ul-evvel ayının hilâli yarın 9:05’te Asya’nın doğusundan itibaren görülmeye başlayacaktır. Akşam, Güneş battıktan sonra Türkiye’den de görülebilecektir. Dolayısıyla 13 Ocak Pazar günü Rebî’ul-evvel ayının birinci günü olacaktır.)

Görüldüğü gibi, kamerî ayların birinci günü önceden bellidir. Bunda hiç değişiklik olmaz. Ramazan orucuna başlamakta ve Kurban Bayramı’nda ise, dinimiz hilâlin görülmesini emrediyor. Bu ikisi karıştırılıyor, diğer hicrî aylar da böyle zannediliyor. Ramazan ve Zilhicce hilâlini gökte aramak ibadettir. Diğer kamerî aylar için böyle bir şart yoktur. Hilâl görülmedikçe, hesapla veya ayları tespit usulleriyle bulunan günde, oruca başlanmaz ve bayram yapılmaz. Ramazan hilâli dünyanın herhangi bir yerinde görülünce, orucun başlaması ve Ramazan Bayramı her yerde aynı gün olur. Kurban Bayramı böyle değildir. Bir yerde hilâl görülünce, bu, sadece orası için geçerli olur, dünyanın her yerinde uygulanmaz.

Âlimler, hilâlin hesapla bulunan günde doğacağını bildirmiştir. Bu, bayramların hesapla başlanacağını bildirmek değildir. Hava bulutlu olduğu için veya başka sebeplerle hilâl doğduğu hâlde görülmezse, o ay 29 çekmişse, 30’a tamamlanır, fakat 30 çekmişse hilâl görülene kadar beklenmez. (Ayın 31’i oldu, görülmedi, 32’yi de bekleyelim) denmez. Hiçbir kamerî ay 30’dan fazla çekmez. 30’a tamamlanır demek de, sonraki kamerî ay bir gün sonra başlar demek değildir. Sadece oruçta ve kurbanda öyle hareket edilir demektir.

Kandil günlerinde tartışma, tereddüt olmaz. Mesela Receb ayının başladığı gün bellidir. (Filanca kişi, hilâli görememiş) diye, dünyada Receb ayının başladığı gün değişmez. Dünyanın bir yerinde mesela Mısır’da Çarşamba, Türkiye’de Perşembe olmadığı gibi, Mısır’da 2 Receb, Türkiye’de 1 Receb olmaz. Çünkü kamerî ayların tespitiyle ilgili Tam İlmihal’de deniyor ki: Receb ayı başlayacağı zaman, ictima vakti, 14 Mayıs 1980 Çarşamba günü Türkiye saatiyle 15’tedir. Hilâlin ilk görünmesi, Perşembe günü 5’ten önce olamaz. Osmanlı âlimlerinin kabul ettiği gibi, bu açı 18 derece yani bir buçuk günlük zaman olunca, hilâlin ilk görünmesi 16 Mayıs Cuma günü saat 3’te olacaktır. Cuma günü Güneş’in batması, İstanbul’da 19:20’de olduğu için, Güneş’in batması 16 saat önce olan, yani İstanbul’un 240 derece veya Londra’nın 270 derece doğusunda bulunan Amerika’nın Chicago şehrinde ve batısındaki yerlerde, cuma günü [cumartesi gecesi] Güneş batarken hilâl görülebilecektir. Mayısın 17. Cumartesi günü, Recebin 1. günü olacaktır. Bu hesaplar, kamerî ayın başladığı vakti bulmak için değildir. Hilâlin görülebileceği geceyi anlamak içindir. İmam-ı Sübkî de böyle buyurdu. İmam’ın sözünü tersine çevirenlere aldanmamalıdır. (S. Ebediyye)

Görüldüğü gibi açıkça, bu hesapların, hilâlin görüleceği geceyi anlamak için olduğu bildiriliyor. Yoksa kamerî ayın başlayacağı gün değişmez. (Hava bulutlu olduğu için hilâl görülemedi) denilerek, kamerî ayların başlangıcı değiştirilemez.

Birkaç yıldır her kandilde (Kandil bugün değil, yarındır) diyerek fitne çıkarılmaya çalışanlara itibar etmemeli ve her yıl yazdığımız gibi, mübarek gün ve gecelerle ilgili böyle konularda, Türkiye Takvimi esas alınmalı, (Ben baktım, hilâli göremedim, kandil bir gün sonra) diyerek ortalığı karıştırmamalı.

Add a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.