Etiket: ilim

Musibet Karşısında Dua

Musibet Karşısında Dua Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki: “Bir müslümanın ölümünü duyunca, ” İnna lillah ve inna ileyhi raciun” dedikten sonra, “Ya Rabbi onu salihlere kat, rahmetine eriştir, çoluk çocuğuna iyilikler ihsan et, bizi de onu da mağfiret et” diye duâ edin!”

Yolculukta Okunacak Dua

Yolculukta Okunacak Dua Bir hadis-i şerifte buyuruluyor ki: Evden çıkarken “Ayet-el kürsi”yi okuyan, eve dönünceye kadar belâlardan emin olur. Hadis-i şerifte buyuruluyor ki: “Evinden çıkarken “Bismillah, tevekkeltü alellah, La havle vela kuvvete illa billah” diyen, tehlikelerden korunur, şeytan ondan uzaklaşır.” Besmele çekerek “Bismillahi mecraha ve mürsaha inne rabbi le gafururrahim” (Hud 41) ayet-i kerimesini okursa,

Fudayl b. İyaz (R.A.)

Fudayl b. İyaz (R.A.) Fudayl bin İyaz önceleri eşkiyalık yapan ve sonra tövbekar olan bir evliyadır.  Ebiverd kasabasının Ferdin köyünde büyüdü. 107’de (725) doğdu. Temîm kabilesinin Yerbû‘ boyundandır.. Başka bir rivayete göre ise aslen Buhara’lıdır. Ailesi hakkındaki rivayetlerden Arap asıllı olduğu anlaşılmaktadır. Tahsilini yerleştiği Kufe şehrinde yaptı. İmam-ı Azam Ebu Hanife’nin sohbetlerine iştirak ederek ilim

GÖZLERİM KÖRDÜR

Dini Hikaye; “Gözlerim Kördür” Hikayesi Dini Hikaye Oku: Bursa’nın en büyük âlim ve velilerinden Molla Fenari Hazretleri “rahmetullahi aleyh” bir gün bir Hadis-i Şerife rastladı. Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) Efendimiz: “İlmi ile amel eden âlimlerin cesedleri çürümez” buyuruyordu. Bunu işitince, bu hadisin doğruluk derecesini anlamak için: “Hocam Şeyh Alaeddin Esved, ilmi ile âmil bir

Tasavvuf Güzel Ahlâktır

Tasavvuf Güzel Ahlâktır Ahlâk Arapça’da “seciye, tabiat, huy” gibi mânâlara gelen hulk veya huluk kelimesinin çoğuludur. İnsanın fiziksel yapısı için halk manevi yapısı olan huyu kastedilince hulk kelimesi kullanılır. Tasavvuf literatürüne baktığımız da ise birçok mutasavvıfın tasavvufun tanımını ahlâk ile ilişkilendirilmiş oldukları, sûfîlerin yapmış oldukları tanımlardan anlaşılmaktadır. Nitekim ilk dönem zâhid sûfîlerinden Ebû Muhammed-i Cerîrî’nin (ö. 311/923)