"Enter"a basıp içeriğe geçin

Ümmü Haram R.A.

Ümmü Haram R.A.

Allah Resulü’nün Dualarına Mazhar Olan Hanım Ümmü Haram R.A.

Bugün Kıbrıs kıyılarında, deniz seferinde şehit olmuş bir Müslüman hanımın kabri bulunuyor. Allah Resulü’nün ziyaretiyle sık sık şereflendirdiği bir mübarek sahabi hanımın. Bu hanım Ümmü Haram r.a. Allah’ın son elçisine verdiği sözü tutan, O’nu kendi varlığına tercih eden bir hanım…

Allah Rasulü s.a.v.’in davetinin insanların gönlünde yankı bulmasıyla birlikte, Medineli yetmiş kişi Akabe Vadisinde biat için toplanmıştı. Ensar, yani Medineli sahabiler gelip bağlılıklarını bildiriyor ve Peygamber Efendimiz’i Medine’ye davet ediyorlardı. Bu daveti yapanların içinde Ubade b. Samit r.a. da vardı.

Diğer Medineliler gibi o da “darlık ve bolluk günlerinde, neşeli ve sıkıntılı anlarında Resulullah’ın sözlerini dinleyip emirlerine itaat edeceğine, O’nu kendisine tercih edip hiçbir konuda O’nunla münakaşa etmeyeceğine ve her türlü hakaret ve tehdide rağmen Allah için hakkı söyleyeceğine” söz verdi ve ölene dek sözünde durdu.

Bir Işık Lâlesi

İşte böyle bir sahabinin hanımıydı Ümmü Haram ra… Kocasının Akabe’de üstlendiği sorumluluğu o da gönülden üstleniyordu.

Ümmü Haram r.a. ve eşi, söz verdikleri sorumluluğu yerine getirebilmek için yıllarca canla başla çalıştılar. İslâm’ı akrabaları, yakınları ve aşireti arasında yaymayı başardılar.

Ümmü Haram içın Ubade’yle evli olmak büyük bir nimetti. Çünkü bizzat Allah Rasulü s.a.v.’in terbiyesi altında bir sahabı kocasından İslamı iyice öğrenmiş, böylece kendisi de çevresini aydınlatan bir ışık olmuştu. Her ikisi de Allah yolunda birbirlerine destek olmanın hazzını yaşıyorlardı.

Ümmü Haram’a Allah yolunda bir yardımcı da kardeşi Ümmü Süleym r.a.’dı. Birlikte Müslüman olmuşlardı. Ümmü Süleym dul kalınca, Kuba’da bir arada yaşamaya başlamışlardı.

Peygamber Efendimiz Medine’ye gelince huzura çikip “hoşgeldin” deme bahtiyarlığını yaşamış, Allah’ın son peygamberine biatlarını tazelemişlerdi.

Bu arada Ümmü Süleym, oğlu Enes b. Malik’i takdim edip, eğer müsaade edilirse bundan sonra Resulullah’a hizmet için vermek istediklerini belirtmişti, Allah Rasulü de bu isteği kabul ediyordu. Artık bu  günden sonra Enes, Allah Resulü s.a.v.’in hizmetinden ayrılmayacaktı. Böylece Ümmü Haram’ın çevresi Peygamber’i seven ve O’nu kendisine tercih eden insanlarla dolmuştu. Kocası, kardeşi, babası, yeğeni hepsi Resulullah s.a.v.’in “Ashabım gökteki yıldızlar gibidirler” dediği birer yıldızdı.

Misafirlerin En Güzeli ve Bir Müjde

Reasulullah Efendimiz bu sahabi ailenin oturduğu Kuba’yı çok seviyordu. Orası mübarek ayaklarının Medine’de bastığı ilk yerdi. İlk mescid de oradaydı. Kuba’ya her gelişinde mutlaka Ümmü Haram’ın evini ziyaret ederdi. Bu ziyaret günlerinde hane halkı Kainatın Efendisi’ni evlerinde konuk etmenin heyecanını yaşar, ne ikram edeceklerini şaşırırlardı. Efendimiz sav. öğle uykularını da bu evde uyurlardı. Ev halkını mutluluktan adeta uçuran bu ziyaretlerin sebebi sorulduğunda, Efendimiz sav. şöyle cevap vermişti:. “Onun babası ve kardeşi Uhud’da benimle birlikte savaşırken öldüler” 

Kainatın Efendisi bir gün yine Kuba’ya geldi ve her zaman olduğu gibi Ümmü Haram’m evini ziyaret etti. Ev halkı Resulullah s.a.v.’e “hoş geldin” deyip yemek ikram ettiler. Allah Resulü yemeği yedikten sonra uyudu. Bir müddet sonra uykusundan gülerek uyandı. Ümmü Haram r.a.:

– Ey Allah’ın Resulü! Niçin gülüyorsun. dedi. Resulullah sav:

Ümmetimden bir kavim Akdeniz ’e inecek, Allah yolunda cihada gidecektir. Onların manzarası tahtı üzerindeki kral manzarası gibidir, dedi.

Ümmü Haram ra,:

– Ey Allah’ın Resulü! Allah’a yalvar ki beni de onlardan kılsın, dedi.

Hz. Peygamber de:

– Allah’ım, Ümmü Haram’ı onlardan kıl! diye dua etti.

“İşte O Gün Geldi!”

Ümmü Haram’ın kocası Ubade b. Samil r.a. ilim ve takvasıyla mümtaz bir şahsiyet olması yanında iyi bir mücahitti. Resulullah ile birlikte bütün savaşlarda bulunmuştu, O’nun vefatından sonra da yapılan fetihlere katıldı.

Şam fetihlerine katıldığında yanında eşi Ümmü Haram da vardı. Filistin fethedilince oraya kadı tayin edilen Ubade. Hz. Osman r.a.’nın halifeliği zamanında, o zamanki adı Dımeşk olan Şam’da ikamet etti. Eşi Ümmü Haram da yanındaydı. Ubade r.a. fıkıh ve Eşi Ümmü Haram  fıkıh ve kıraat dersleri veriyor, Resulullah’tan hadis rivayet ediyor, bir taraftan da savaşa her çağrı yapıldığında katılmaktan geri durmuyordu.

Bu sıralarda Şam civarında Rumların da kışkırtmasıyla isyanlar çıkıyordu. Özellikle Kıbrıs adası, Rumlardan gelen malzeme ve zahire taşıyan gemiler için bir istasyon görevi yapıyordu. Rum yardımlarını bertaraf etmek için, Hz. Osman r.a.’dan izin istendi. Güvenliğe azami derecede dikkat etmek şartıyla halife deniz seferini onayladı.

Ummu Haram r.a., kocası Ubade’den deniz seferi için izin verdiğini duyunca, Peygamber Efendimizin kendi evinde gördüğü rüyayı ve bir müjde olan duayı hatırladı. Eşini hadiste geçtiği üzere ‘denize açılanlardan ve tahtları üzerindeki krallardan’ biri olmaya teşvik etti. O da bunu severek kabul etti.

Gemilerin inşası ve hazırlıklar tamamlanınca, Ümmü Haram, eşi ve ileri gelen sahabilerden bir çoğuyla birlikte gemilerden birine bindi. Askerler de diğer gemilerde toplanmıştı. Ardından halatlar çözüldü, gemiler denize açıldı.

Artık Akdeniz’in sularındaydı Ümmü Haram ra,; Allah Resulü s.a.v.’in müjdesini yaşıyordu. Kuba’daki o mütevazi evde yaşananlar bir bir gözlerinin önünden geçti. Sonra tebessüm edip güldü. Resululah’ın kendisine rüyasını anlatırken gülümsemesini hatırlıyordu.

Kıbrıs’ta Mübarek Bir Makam

İslâm ordusu Şam valisi Muaviye b. Ebu Süfyan r.a.’ın komutasında Kıbrıs adasına inmişti. Aralarında mübarek sahabilerin de bulunduğu müminler kıyıda toplanıp savaş için hazırlanmak üzere harekete geçti. Ümmü Haram r.a.’a da binmesi için bir at takdim edilmişti. Fakat Ümmü Haram bindikten sonra hayvan aniden ürküp yerinden sıçradı. Bu sıçrama Ümmü Haram’ın atın sırtından düşmesine sebep oldu. Yaralandı, çok geçmeden de şehit oldu, Rabbi’ne kavuştu. Hemen oracıkta, düştüğü yerde toprağa verildi.

Bugün Kıbrıs kıyılarında deniz seferinde şehit olmuş bir Müslüman hanımın kabri bulunuyor Allah Resulü’nün ziyaretiyle sık sık evini şereflendirdiği bir mübarek sahabi hanımın. Bu hanım Ümmü Haram r.a… Allah’ın Son Elçisi’ne verdiği sözü tutan, O’nu kendi varlığına tercih eden bir hanım… O, Rasulullah s.a.v.’in bir rüyasında gördüğü insanlardan biri olmayı çok istedi. Ve bunu gerçekleştirdi. Kıbrıs’a kadar geldi, orada şehit oldu. Ya biz… Bizim, “ahir zamanda ümmetimden öyle insanlar gelecek ki” diye başlayan nice hadislerdeki o müjdelenmiş insanlardan biri olmak için çok büyük engellerimiz mi var?

Fatma Nur Kayrak – Semerkand Dergisi

İlk Yorum Sizden Gelsin

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir